|
 |
|
|
|
''İLKLERİN- ENLERİN -TEKLERİN KENTİ ADANA'' | |
Türkiye'nin en özgün illerinden biridir Adana. Çukurova'nın verimli topraklarının getirdiği enerji, halkın sıcakkanlılığı, yemeklerin güzelliği, yazın sıcak günlerinde yaylaların serin etkisi... Hem bir Akdeniz kentidir, hem de Mezopotamya kültürlerinin de etkisiyle tarih içinde gelişen bir medeniyet merkezi. Toros dağlarının eteklerinde, Seyhan Nehri'nin kıyısında efsanelerinin, kahramanlık öykülerinin diyarı. Şahmaran Efsanesi'nin doğduğu yer. Yaşar Kemal gibi dünya çapında yazarlarımızın ilham kaynağı. Türkiye'nin nadide tarım, sanayi ve madencilik merkezi. Anadolu kültürlerinden söz ederken, zengin kalıntılarla bezeli bu özgün kentimiz Adana. | | | | Efsaneden Tarihe Tarihten Bugüne Adana Köprü Başı | |
Adana: Çağlar boyu kavimlerin köprü başı. Bir 'ilk'ler şehri: Yeri hala değişmeyen ve bir şehrin içinde olan en eski başkentin bulunduğu, ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşması'nın mimari Kraliçe Puduhepa'nın doğduğu, ilk işçi hakları ve sendikalaşmanın uygulandığı, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'na karar verdiği şehir.
Doğal güzellikler yönünden bir 'en'ler şehri: Dünyanın en yüksekten düşen iki şelalesinden biri, Anadolu'nun en çeşitli bitki örtüsüne sahip bölgesi ve en çok kuş türünü barındıran doğayı koruma alanları Adana'da. Sazhorozu dünyada sadece İspanya ve Çukurova'da yaşıyor; dikkuyruk da Isparta ve Adana'da...
Adana: Köprü Başı, Adana'yı tarihi, kültürü, folkloru, mimarlığı, tarımı, ekonomisi, toplumsal yaşamı, vb. çeşitli cepheleriyle, bir bütündür. Binlerce yıllık uzun tarihinin her döneminde vazgeçilmez bir önem taşımış bu kentimizi Adana | |
| | ÇUKUROVA'NIN KALBİ ADANA | |
Toroslar'ın gölgesinden Akdeniz'e uzanan bir köprü...
Seyhan ve Ceyhan Nehirleri'nin Akdeniz'e döküldüğü Çukurova Deltası'nda kurulmuş ve tarih boyu birçok uygarlığa evsahipliği yapmış bir şehre konuk oluyoruz şimdi... Kuruluşu M.Ö 6000 yıllarına dayanan Adana'dayız...
Adana'ya doğru gelirken şehrin üzerinde kasvetli ve gizemli bir bulut görürsen sakın şaşırma. Uzaktaki şehir olympos dağının üzerinde bulutlar içindeki şehir gibi gelir ama aslında o gördüğün bulutlar sadece kebap tezgahlarından çıkan dumandır.
Adana... Çukurova'nın merkezi.Sıcak iklimi ile insanın içini ısıtan şehir. Yemyeşil Toros Dağları'nın önünde, doğanın tüm renklerinin en coşkulu biçimde sergilendiği, geniş ovanın ortasında Akdeniz'in masmavi suları ile kucaklaşmış, insanı sonsuz ufuklara çeken tabiat harikası kent.
Adana, Çukurova' nın gözbebeği, güneyin kent çekirdeğidir. Bir kolu Toroslar' da, öbür kolu Akdenizde' dir. Tarih, Kültür, sanat ve uygarlık merkezidir.
Bütün çağlardan payını alan Adana tarihin koynunda yatar. Doğanın bütün güzelliklerini bağrında taşır. Kültürün, sanatın nabzını tutar.
Yeşil yollarından kervanlar, ordular, göçler gelmiş, geçmiştir. Onun yolu Ipek Yolu' dur; baharat kokar, kumaşlari ile göz alir. Hitit, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Osmanlı bu topraklara izler, renkler, sesler, düşürür; tarihin mozaiği oluşur kat kat. Söylenceler sarar taşı toprağı. Kaleler tutar yeri göğü. Savaşlar, depremler, seller gelir, geçer; Adana kalır, Adana olur.
Adana'nın püreni, turacı vardır. Yalnızca bu yörede açan, uçan güzellikler... Bitki örtüsü yeşil içinde yeşildir. Sarı sıcak, yanık buğday, altın pamuk, burcu burcu çiçekler bu toprağın renkleridir, ışık ışık yanar. Görenler "Cennet olsa olsa burasıdır" der. Homeros' a göre 'altın ova' dır. Türkülerin, sevdaların coştuğu yerdir. Bin bir bitki açan, bin bir kuş uçuran Toroslar renk ve ışık yumağıdır. Göçerlerin sesleri, ezgileri ile çınlar, durur çağlar boyunca. Toroslar' ın doruklarında, eteklerinde dünyanın en eski yeşili gülümser, söylenceler içinde kımıldar, Seyhan ırmağı boyunca alır başını gider. Akdeniz' e ulaşmak için çağlari süzülür. Çünkü, Akdeniz dünyanın en güzel mavisini sunar. | | |
Bu uygarlıklar kavşağında zenginlikler oluşur. Sarı sıcakta, al toprakta yer bulur. Dağı taşı, çiçeği kuşu ile bir olur, Adana gerçeğini yaratır. Onun içindir ki Adana dünya içinde bir dünya, Anadolu içinde bir Anadolu, Çukurova içinde bir Çukurova' dır. Hala yeryüzüne yeşil yeşil, gökyüzüne mavi mavi bakar, gülümser.
Antik Kilikya bölgesinin en önemli şehirlerinden biri ve Hitit'lerden Osmanlı'ya, gelmiş geçmiş birçok medeniyetlerin beşiğidir Adana.Yunan Mitolojosi'ne göre Gök Tanrısı Uranus'un oğlu Adanus'tan adını aldığı rivayet edilen Adana'nın çağdaş görünümünün yanısıra, Akdeniz'e dökülen seyhan (sarus) Nehri'nin geçişine en müsait yerde kurulmuştur.
Bu konumu nedeni ile, kuruluşu efsanelere dayanan Adana'nın tarihi binlerce yıl gerilere gider. Nice uygarlıkların, ünlü orduların, kumandanların ve yolcuların gelip geçtiği Çukurova'da Adana tarih boyunca adeta bir gümrük kapısı olmuştur.
Güzel ülkemizin tarihi, iklimi, stratejik özellikleri bakımından büyük önem taşıyan bir kent adana. Çukurova'nın tam kalbinde yer alan şehir bir zamanlar Kilikya devletinin önemli şehirlerinden biriydi. Şimdi Türkiye'nin 4. büyük şehri olan Adana modern görüntüsüyle dikkat çekiyor.
Antik Çağ'da Kilikya olarak adlandırılan yörede bulunan Adana, Anadolu'yu boydan boya geçerek Gülek Boğaz'ından Tarsus'a çıkan yolun üzerindeki bir konaklama noktasıydı. Fenike, Asur, Hitit, Pers, Makedonya, Roma, Sasani, Bizans, Abbasi, Selçuklu ve osmanlı dönemlerine tanıklık eden Adana'da, bu nedenle tüm bu medeniyetlerin izlerini görmek mümkün... Özellikle,1378-1608 yılları arasında yörede hakimiyet kuran Ramazanoğulları Beyliği döneminde yaptırılan sayısız eser, Adana'da sizi karşılamayı bekliyor.
Tarihte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan böylesine zengin kaynaklara sahip bir şehir, elbette turizm için oldukça çekici. Çok sayıda cami, kale, Köprü, ören yeri, kilise, han, hamam, ve müzelerle çevrili olan Adana; tarihi, kültürel ve inanç turizmi için büyük önem taşıyor. Ayrıca şehrin sırtını yasladığı toroslar, doğa yürüyüşü (trekking), av turizmi, yayla turizmi, mağara ve kanyon turizmi için gelen konuklarına, dünyada eşi az bulunur güzellikler vaat ediyor. Adana, Türkiye'de ketleşme sürecinin en yoğun yaşandığı illerden biri... Özellikle tarıma dayalı ekonomisiyle hızla artan nüfusunun gereksinimlerini karşılamaya çalışan şehrin
en önemli hazinesi ise pamuk... Bereketli Çukurova topraklarında yetiştirilen pamuk, kentteki çırçır, pamuk ipliği, pamuklu dokuma işletmelerinin hammaddesi... | |
|
Toroslar'ın gölgesinden Akdeniz'e uzanan bir köprü...
Seyhan ve Ceyhan Nehirleri'nin Akdeniz'e döküldüğü Çukurova Deltası'nda kurulmuş ve tarih boyu birçok uygarlığa evsahipliği yapmış bir şehre konuk oluyoruz şimdi... Kuruluşu M.Ö 6000 yıllarına dayanan Adana'dayız...
Adana'ya doğru gelirken şehrin üzerinde kasvetli ve gizemli bir bulut görürsen sakın şaşırma. Uzaktaki şehir olympos dağının üzerinde bulutlar içindeki şehir gibi gelir ama aslında o gördüğün bulutlar sadece kebap tezgahlarından çıkan dumandır.
Adana... Çukurova'nın merkezi.Sıcak iklimi ile insanın içini ısıtan şehir. Yemyeşil Toros Dağları'nın önünde, doğanın tüm renklerinin en coşkulu biçimde sergilendiği, geniş ovanın ortasında Akdeniz'in masmavi suları ile kucaklaşmış, insanı sonsuz ufuklara çeken tabiat harikası kent.
Adana, Çukurova' nın gözbebeği, güneyin kent çekirdeğidir. Bir kolu Toroslar' da, öbür kolu Akdenizde' dir. Tarih, Kültür, sanat ve uygarlık merkezidir.
Bütün çağlardan payını alan Adana tarihin koynunda yatar. Doğanın bütün güzelliklerini bağrında taşır. Kültürün, sanatın nabzını tutar.
Yeşil yollarından kervanlar, ordular, göçler gelmiş, geçmiştir. Onun yolu Ipek Yolu' dur; baharat kokar, kumaşlari ile göz alir. Hitit, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Osmanlı bu topraklara izler, renkler, sesler, düşürür; tarihin mozaiği oluşur kat kat. Söylenceler sarar taşı toprağı. Kaleler tutar yeri göğü. Savaşlar, depremler, seller gelir, geçer; Adana kalır, Adana olur.
Adana'nın püreni, turacı vardır. Yalnızca bu yörede açan, uçan güzellikler... Bitki örtüsü yeşil içinde yeşildir. Sarı sıcak, yanık buğday, altın pamuk, burcu burcu çiçekler bu toprağın renkleridir, ışık ışık yanar. Görenler "Cennet olsa olsa burasıdır" der. Homeros' a göre 'altın ova' dır. Türkülerin, sevdaların coştuğu yerdir. Bin bir bitki açan, bin bir kuş uçuran Toroslar renk ve ışık yumağıdır. Göçerlerin sesleri, ezgileri ile çınlar, durur çağlar boyunca. Toroslar' ın doruklarında, eteklerinde dünyanın en eski yeşili gülümser, söylenceler içinde kımıldar,
Seyhan ırmağı boyunca alır başını gider. Akdeniz' e ulaşmak için çağlari süzülür. Çünkü, Akdeniz dünyanın en güzel mavisini sunar.
Bu uygarlıklar kavşağında zenginlikler oluşur. Sarı sıcakta, al toprakta yer bulur. Dağı taşı, çiçeği kuşu ile bir olur, Adana gerçeğini yaratır. Onun içindir ki Adana dünya içinde bir dünya, Anadolu içinde bir Anadolu, Çukurova içinde bir Çukurova' dır. Hala yeryüzüne yeşil yeşil, gökyüzüne mavi mavi bakar, gülümser.
Antik Kilikya bölgesinin en önemli şehirlerinden biri ve Hitit'lerden Osmanlı'ya, gelmiş geçmiş birçok medeniyetlerin beşiğidir Adana.Yunan Mitolojosi'ne göre Gök Tanrısı Uranus'un oğlu Adanus'tan adını aldığı rivayet edilen Adana'nın çağdaş görünümünün yanısıra, Akdeniz'e dökülen seyhan (sarus) Nehri'nin geçişine en müsait yerde kurulmuştur.
Bu konumu nedeni ile, kuruluşu efsanelere dayanan Adana'nın tarihi binlerce yıl gerilere gider. Nice uygarlıkların, ünlü orduların, kumandanların ve yolcuların gelip geçtiği Çukurova'da Adana tarih boyunca adeta bir gümrük kapısı olmuştur.
Güzel ülkemizin tarihi, iklimi, stratejik özellikleri bakımından büyük önem taşıyan bir kent adana. Çukurova'nın tam kalbinde yer alan şehir bir zamanlar Kilikya devletinin önemli şehirlerinden biriydi. Şimdi Türkiye'nin 4. büyük şehri olan Adana modern görüntüsüyle dikkat çekiyor.
Antik Çağ'da Kilikya olarak adlandırılan yörede bulunan Adana, Anadolu'yu boydan boya geçerek Gülek Boğaz'ından Tarsus'a çıkan yolun üzerindeki bir konaklama noktasıydı. Fenike, Asur, Hitit, Pers, Makedonya, Roma, Sasani, Bizans, Abbasi, Selçuklu ve osmanlı dönemlerine tanıklık eden Adana'da, bu nedenle tüm bu medeniyetlerin izlerini görmek mümkün... Özellikle,1378-1608 yılları arasında yörede hakimiyet kuran Ramazanoğulları Beyliği döneminde yaptırılan sayısız eser, Adana'da sizi karşılamayı bekliyor.
Tarihte çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan böylesine zengin kaynaklara sahip bir şehir, elbette turizm için oldukça çekici. Çok sayıda cami, kale, Köprü, ören yeri, kilise, han, hamam, ve müzelerle çevrili olan Adana; tarihi, kültürel ve inanç turizmi için büyük önem taşıyor. Ayrıca şehrin sırtını yasladığı toroslar, doğa yürüyüşü (trekking), av turizmi, yayla turizmi, mağara ve kanyon turizmi için gelen konuklarına, dünyada eşi az bulunur güzellikler vaat ediyor. Adana, Türkiye'de ketleşme sürecinin en yoğun yaşandığı illerden biri... Özellikle tarıma dayalı ekonomisiyle hızla artan nüfusunun gereksinimlerini karşılamaya çalışan şehrin en önemli hazinesi ise pamuk... Bereketli Çukurova topraklarında yetiştirilen pamuk, kentteki çırçır, pamuk ipliği, pamuklu dokuma işletmelerinin hammaddesi...
Beyaz mücevher olarak niteleyebileceğimiz pamuğun yanı sıra günümüzde besin, sabun, kereste, çimento endüstrileri de Adana'nın ekonomik yaşamında önem taşıyor. Ayrıca, İncirlik'teki Nato Üssü, Adana'nın ekonomik ve sosyal yaşamındaki canlılığın en önemli nedenlerinden biri sayılabilir...
Seyhan ve Ceyhan Nehirleri'nin oluşturduğu Çukurova Deltası'ndan kuzeydeki Toroslar'a doğru, denizden ortalama 23 m. yükseklikte ve kıyıdan yaklaşık 40 km. içeride kurulmuş bir şehir Adana!..
Tarihine baktığımızda, uzun süre orta halli bir taşra kenti olma özelliğini koruyan, nüfusu 20-30 bini aşmayan şehrin, 19. yüzyıln ortalarından itibaren Amerika'da süren iç savaşın pamuk üretimini aksatmasıyla oluşan talebin de etkisiyle gelişmeye başladığını görüyouz.
1950'lerden sonra yoların, liman ve sulama tesislerinin yapılması, bataklıkların kurutulması, nehir taşkınlarının önlenmesi, yeni endüstri alanları kurulması, geniş caddeler açılması, planlı bir yapılaşmaya gidilmesi gibi etkenlerin gelişimi daha da hızlandırdığı ise bir gerçek. Ve bugün gelinen durum: Nüfusu, üniversite ve diğer eğitim, kültür ve sanat kurumları, ticaret, sanayi ve sermaye piyasalarının büyüklüğüyle Akdeniz Bölgesi'nin en önemli sosyal ve ekonomik merkezlerinden biri olan büyük ve geleceği son derece parlak bir şehir...
Adana'yı imleyen en önemli öğe seyhan nehri olsa gerek. Kentin ortasından, ona kimi zaman yaklaşarak, kimi zaman da uzaklaşarak ilerliyor. ''Ortadoğu'nun en büüyük camisi'' olarak da bilinen Sabancı Merkez Camisi'nin ''tarihselci'' kütlesi, şimdilerde Hilton Oteli'yle birlikte nehir siluetine hakim yapılar konumunda.Buradan Adnan Menderes bulvarı'na ve dolayısıyla Seyhan Baraj Gölü'ne doğru ilerledikçe nehir kıyısında uzanan yolu, asma köprüler, yürüyüş yolları ve rekreasyon alanları izliyor.
Aslında, kardan adam yapmayı, kartopu oynamayı bilmeyen çoçukların şehridir Adana... Şairin ''Sıcaktı sıcak! sapı kanlı, demiri kör bir bıçaktı sıcak! Ve o en mukaddes kadın toprak, doğuracak, doğuracaktı!'' dediği kadar sıcaktı adana... Ve toprağı da her an doğurmaya hazır bir kadındır... Kimi zaman pamuk olur, kimi zaman mısır... Bereketli topraklar üzerinde kartopu oynamayı, kardan adam yapmayı bilmeyen çocuklar kimi ve zaman yaşar kemal olur, kimi zaman orhan kemal, yılmaz güney, abidin dino... ve yalnızca sanatçılar park'ında hatırlar adana bu eski çocuklarını... |
|
|
|
ADANA EKONOMİSİ |
|
TARIM |
|
Adana'da Cumhuriyet'ten önce tarımsal faaliyetler yok denecek kadar az yapılıyordu. Burada yaşayanlar kendilerine yetecek kadar buğday, mısır, yulaf, arpa ve benzeri gibi tarımsal ürünler yetiştirirken, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'nın geldiği 1833-1840 yılları arasında tarımda büyük bir gelişme olmuş ve beraberinde getirdiği Mısır'ın yerli halkı ile Adana ve yöresinde yoğun bir tarım faaliyetine girişmişlerdir. Bunlar özellikle bağ-bahçe ve pamuk ekiminde etkili olmuşlardır. Göçerlerin zorunlu olarak yerleşik düzene geçmeleri, bunlara arazi verilmesi ile birlikte ekili-dikili yerlerin oranı artmaya başlamıştır. 1800'lü yılların sonuna doğru da Çukurova makinalı tarıma geçmiştir.
Toroslar dağlarında ve vadilerinde ise meyvecilik, bağcılık ve hayvancılık konularında projeler uygulanmıştır. Bu çalışmalar sonucunda meyvecilik'te %35, bağcılık'ta %40, sebzecilik'te %30 oranında artış sağlanmıştır. Bu yıllarda tohum şirketlerinin mısır ve soya tohumlarını ithal etmesiyle Çukurova üreticisi alternatif ekim olanağına kavuşmuştur. Çukurova'da narenciye ekim alanları genişlemiş ve üretici için pamuk ve buğdaya ek olarak önemli bir gelir kaynağını teşkil etmiştir.
1950'li yıllarda hızlı kentleşmeye bağlı olarak inşaat malzemesi üreten fabrikalar da faaliyete başlamıştır. 1956 yılında Osmaniye, Gaziantep, İçel ve Konya yollarının birinci sınıf yol durumuna gelmiş olması Adana'nın transit merkez olmasını sağlamış ve ilin önemi son derece artırmıştır. Aynı yıllarda Seyhan Hidroelektrik Santrali Çukurova Elektrik A.Ş.'ye devredilmiştir. 1960'lı yıllarda çeşitli sektörde birçok fabrika faaliyete geçmiş, 1970'li yıllarda ise sanayi sektöründe holdingleşme başlamıştır. |
|
|
|
SANAYİ |
|
|
|
1930-1940 yıllarında tarıma ve tüketime dayalı sanayileşme ile başlayan sanayi faaliyetleri 1940 yılından itibaren büyük ölçekli fabrikalar olma sürecine girmiştir.
1950'li yıllarda hızlı kentleşmeye bağlı olarak inşaat malzemesi üreten fabrikalar da faaliyete başlamışlardır.
Adana imalat sanayiinde, gıda, içki, tütün, dokuma, giyim, deri, orman ürünleri, mobilya, kağıt ve kağıt ürünleri, kağıt basımı, kimya, petrol, kömür, kauçuk, plastik ve plastik ürünleri, taş ve toprağa bağlı sanayi, metal ana sanayi, metal eşya, makine ve teçhizat, ulaştırma aracı, ilmi ve mesleki aletler sanayi yatırımları faaliyet göstermektedir.
İmalat sanayii tarıma dayalı sanayi özelliği göstermekte olup, ağırlığını iplik dokuma , yağ ve meşrubat sanayii oluşturmaktadır.
Çukurova'nın önemli bir pamuk üretim merkezi olması dolayısıyla tekstil sektörü önemli bir yer tutmaktadır. Diğer gelişmiş faaliyet grubunda kimya, kömür, kauçuk, plastik ve ürünleri sanayinde ülkenin önde gelen fabrikaları faaliyet göstermektedir. |
| |
| TİCARET |
|
Sanayi ve ticaretin birbirini tamamlayan faaliyet kolları olması nedeniyle, Adana ticareti sanayileşmeye paralel olarak gelişme göstermiştir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ulucami ve Seyhan nehri kıyılarında kurulan Pazar yerlerinde haftanın bazı günlerinde köylü vatandaşların getirdiği ürünler pazarlanmakta iken bugün bunun yerini Avrupa standartlarına uygun, çok uluslu büyük satış merkezleri ile hal ve Pazar yerleri almıştır. İhracat: İhracatın önemli bölümünü pamuk ve tekstil ürünleri ile meyve ve sebze ürünleri
oluşturmaktadır. İlde en çok ihracat yapılan ülkeler Almanya, İtalya, İngiltere, Ürdün, İran, Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt, Kıbrıs ve diğerleridir. İthalat: İthalatın ağırlığını sanayi için makinalar ve yedek parçalar oluşturmaktadır. En çok ithalat yapılan ülkeler Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, Hollanda, Danimarka, Finlandiya, Belçika, ABD, Azerbaycan, Makedonya, Japonya, Kore, Çekoslovakya, Avustralya, İran, Suudi Arabistan ve diğerleridir. |
| |
| Neresi Gezilir? |
| |
|
Adana ve yöresi doğal güzellikleri ve çeşitli uygarlıkların yaşandığı bir bölge olması nedeniyle her tür turizme uygun bir yerdir. Çok sayıda kale, köprü, cami, kilise, ören yeri, han, hamam, müzesi ile tarih ve kültür turizmi için, bir çok kilise ve cami ile de inanç turizmi için bir çekim merkezidir. Toroslardaki yüksek alanlar doğa yürüyüşü trakking, akarsulardaki patinaj, av turizmi, yayla turizmi, mağra ve kanyon turizmi için dünyada az rastlanan güzelliklerle doludur.
İlde ziyaret edenleri ağırlamak için beş yıldızlı, üçü dört yıldızlı, biri üç yıldızlı, altısı iki yıdızlı, biri bir yıldızlı, bir adet de motel olmak üzere 14 adet Turizm Bakanlığından belgeli, 975 yatak kapasiteli otel, yedi adet ikinci sınıf restoran, iki adet eğlence yeri bulunmaktadır. 30 adet seyahat acentası faaliyet göstermektedir. Adana için önemli bir konaklama yeri olarak HiltonSa'nın temeli 5 Ocak 1998 tarihinde atılmış olup, iki yılda bitirilmesi planlanmıştır. 38 bin m2 alan üzerine inşaa edilmektedir. 310 oda, konferans salonu, toplantı salonu ve diğer sosyal tesislerin yer aldığı proje içinde daha sonra TURSA Ticaret Merkezi inşaa edilecektir. |
| |
|
Turizm Potansiyeli |
|
Arkeoloji Tarih ve Kültür Turizmi | |
| |
|
Sit Bölgesi Aslantaş baraj gölü, çam ormanları ile kaplı bu alan; 7.715 hektar büyüklüğündeki Karatepe-Aslantaş Milli Parkını oluşturmaktadır. Baraj gölünün yarattığı peyzaj, anılan orman varlığı nedeni ile Ege-Akdeniz kıyılarında görülen manzaralarla eşdeğerdir. Bu özellikleri ile Karatepe, doğa ve kültür değerleri karışımını sergileyen bir açık hava müzesidir. |
| |
Termal Turizmi |
| |
İlde termal turizmi fazla önem taşımasa da yöre halkınca termal turizm alanlarından faydalanılmaktadır. Bunlar Aladağ yakınlarındaki Acısu İçmesi, Ceyhan yakınlarındaki Tahtalıköy, Kokarpınar İçmeleri, kent merkezindeki Kurttepe, Alihocalıdır.
|
| |
|
Yayla Turizmi |
|
Çukurova'da yazları sıcak ve kurak geçmesinden dolayı yayla turizmi oldukça gelişmiştir. Yöre halkı yazları yaylalara çıkmaktadır. Bu yaylaların en önemlileri Tekir, Bürücek, Hamidiye, Fındıklı, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Kızıldağ, Meydan, Çamlıyayladır. |
| |
Mağra ve Kanyon Turizmi |
| |
|
Aladağ'daki Bığbığ mağarası doğal güzelliği ile mağra turizmine, Feke'deki Göksu ırmağının oluşturduğu vadi ise kanyon turizmine çok uygun alanlardır |
| |
|
Doğa Yürüyüşü (Trakking) |
| |
|
Bu spor için Toroslarda çok sayıda güzergah bulunmaktadır. Ancak bunların en önemlisi Pozantı ilçesinden Hamidiye köyünden başlayıp Eyner suyuna kadar olan kısmıdır. |
| |
| Rafting |
|
Tahtalı dağlarından doğan Tufanbeyli, Saimbeyli ve Feke ilçelerinde geçen aşağıda Seyhan nehrine karışarak denize dökülen Göksu ırmağı kıvrımlı güzergahı ve uygun debisi ile rafting sporuna çok uygundur. |
|
|
|
Kıyı Kesimi ve Deniz Turizmi |
| |
|
Adana'nın Yumurtalık ve Karataş ilçeleri Akdeniz'e kıyısı olan ve deniz turizmi bakımından önemli merkezlerdir. Yılın altı ayı buranın güzel kıyılarından faydalanarak yüzme sporu ihtiyacı giderilmektedir.
|
| |
| Kayak Sporları ve Turizmi |
| |
|
Karaisalı'daki Kızıldağ yaylası, Pozantı'daki Karanfil dağı kamp ve kayak sporuna uygundur. Elmalı kayak merkezi kurulmaktadır. | |
|
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
16-19 Nisan 2007 Tarihleri arasında, Ürdün'ün Amman kentinde expojordan firması tarafından 4. Uluslararası Ticaret Sergisi düzenlenecektir.
|
|
24 Ocak 2007 tarihinde, Brüksel'de "Textiles & Clothing Sector and Public Procurement" isimli bir günlük konferans düzenlenecektir.
|
|
|
 |
|
 |
 |
 |
 |
|